DİKKAT BASKI VAR

Kaç yaşına gelirsek gelelim zaman zaman hepimiz çeşitli hatalar yaparız. Düşeriz, sendeleriz ama bizi kaldıracak olan bir ailemiz olduğunu da biliriz. Genel olarak riskli davranışlarda bulunma, hata yapma eğiliminin fazla oluşu ergenlik döneminin beraberinde getirdiği özelliklerdendir. Bu dönemde ebeveyn baskısıyla da sık sık karşılaşırız. Peki ergenler üzerinde oluşan bu baskı ne kadar doğrudur?

Ergenlik dönemi yoğun dalgalanmaların oluştuğu hem birey için hem de aile için zorlu bir dönemdir. Kuşaklar arası çatışma, ergenin gelecek kaygısı büyük çaplı stresi meydana getirir. Ergen ailesi tarafından anlaşılmadığını düşünür. Onlar böyle düşünürken bir de aile üyelerinden baskı görmek bireylerin içe kapanmasına, depresyona, intihar düşüncelerine ve birçok mental probleme sebep olur. Aşırı kontrolcü ve baskıcı tutumlar sergileyen aileler ile büyüyen bireyler yetişkinlik döneminde zorbalık, şiddet ve istismar gibi sorunlar ile karşı karşıya gelebilmektedirler. Bu gibi durumlar genelde bireylerin çevresindeki kişilere de yansıyor.

Sağlıklı aileler sağlıklı toplumların temelini oluşturur. Aile içinde bireylerin birbirlerine karşı duydukları saygı, gösterdikleri anlayış ve tahammül bireylerin dış dünya ile olan ilişkilerinin de sağlıklı ve bir o kadar da güçlü olmasında etki eden önemli bir faktördür.

Ergenler ile iletişimde doğru bilinen yanlışlar neler? Onlarla nasıl iletişim kurmalıyız?

  • Çocuklarınızı başkalarıyla kıyaslamayın. Kıyaslanmak her ne kadar sizlerin gözünde hırs ve rekabet artışına sebep oluyormuş gibi görünse de çok aşırıya kaçtığı zaman en ufak bir başarısızlık bireyde hayal kırıklığına, kendine olan inancın zayıflayıp özgüvenin düşmesine kadar birçok zarara yol açıyor. Bunun yerine sonuç ne olursa olsun çocuklarınızın bir işi yaparken sarf ettiği çabaları takdir edin. Çünkü bir insanın çabasının takdiri daha fazla çabayı doğurur.

 

  • Çocuklarınız için zararlı bir durum gözlemlediğiniz zaman kızarak, bağırarak ya da şiddetle göstermeye çalışmayın bu onlarda ters tepki oluşturabilir. Sakin bir ifadeyle göz kontağı kurarak bu davranışın veyahut durumun neden zararlı olduğunu, sonuçlarından meydana gelebilecek ruhsal ve fiziksel hasarları konuşarak anlatmanız bireyde anlaşıldığı izlenimi yaratacaktır.

 

  • Bölüm ve meslek seçimlerinde tercih hakkını çocuğunuza bırakın. Elbette fikir alışverişi içinde bulunmak önemli bir husus fakat bu hayatı yaşayacak olan çocuklarınız, bırakın sevmedikleri bir bölüme ya da işe gitmeleri yerine sevdikleri yerlere koşarak gitsinler. Unutmayın kimse ailesi dahi olsa kimsenin biçtiği hayatı ömür boyu yaşayamaz ve bir nokta da patlama yaşar. Biz sadece onlara talepleri doğrultusunda yol gösterebiliriz.

 

  • Sayın Doğan Cüceloğlu bir sözünde “Bir insanın ana vatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır. Hatta bir ulusun en önemli görevi çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır.” der.

 

O yüzden lütfen çocuklarımıza baskı yapmak yerine, hep elinde telefon var biraz kalk ders çalış demek yerine gel biraz biz konuşalım bir derdin/sıkıntın var mı diyelim , komşunun kızı/oğlu bak nereleri kazanmış demek yerine ben senin başaracağına inanıyorum/güveniyorum sende kendine inan/güven diyelim, çocuklarımızı gördüğümüz ilk an ödevlerin bitti mi sınav puanın kaç gibi cümleler ile yaklaşmak yerine bugün nasılsın, günün nasıl geçti, beraber bir şeyler yapmak ister misin gibi yaklaşımlarda bulunalım.  Bizde bir zamanlar çocuk olduğumuzu hatırlayarak onları anlamaya çalışalım.

Ve çocuklar bu dönemde ailelerinizin sizleri anlamaya çalıştıklarını unutmayın, mümkün olduğunca çatışmaya girmemeye özen gösterin. Unutmayın ki bu hayat sizin, kendi geleceğinizi kendiniz inşa edeceksiniz aileniz size sadece bir yere kadar destek olabilir. Çevrenizde ne kadar sizi yıldırıcı etki olursa olsun siz daima kendi geleceğinize, gerçekleştirmek istediğiniz hayallerinize odaklanın ve inanın. Çünkü inandığınız savaşı mutlaka kazanırsınız.

 

“Zafer, “zafer benimdir” diyebilenindir. Başarı ise “başaracağım” diye başlayarak sonunda “başardım” diyenindir.”

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK

 

 

Sevgiyle Kalın

Psk.Elif Aycan TAŞKIRAN

 

 

 

 

 

 

 

                                                             KAYNAKÇA                

http://www.geridonusumprojeleri.com/konular/3686-Dogan-Cuceloglu-ndan-butun-anne-baba-ve-ogretmenlerini-okumasi-gereken-bir-hikaye

https://npistanbul.com/aile-universitesi/aile-baskisi-ve-psikolojisi